Birinci dünya savaşı

Hem vatan haini, hem milli kahraman

Talha Uğurluel hocamızın Tuzla'da düzenlemiş olduğu tarih seminerlerinden birindeyim. İçerisi, seminerin başlamasına yarım saat olmasına rağmen tıklım tıklım dolu. Yanımdaki arkadaşla Abdülhamit döneminden bir iki konuyu tartışıyoruz. Önümüzde oturan genç bir adam, sohbetimizden hoşlandı olsa gerek ki, bize birkaç soru sordu. Konu döndü dolaştı İttihat ve Terakki Cemiyeti ile Enver Paşa'ya geldi. Konuşmalarından muhafazakâr birisi olduğu bariz belliydi. Onun için (genellikle sağ görüşlü zihniyetlerinde ortak düşüncesi) çok sevdiği biricik Osmanlı'sını yıkan adam hainden başka bir şey olamazdı. Hatta o bir ara daha da ileri giderek: "Bütün İttihat ve Terakki üyeleri haindir" dedi. Fakat dün tarih kitapları yazılırken sadece sağ değil, sol görüşteki birçok kimse de biricik Atatürk'lerini kimseyle kıyaslayamadıkları için aynı suçlamaların altına imza atmışlardı.

Enver Paşa’nın hayali ve Sarıkamış İhata Harekatı

Tarihimizin kırılma noktalarından birisi olan Sarıkamış Harekatı'nın üzerinden doksan dört yıl geçmesine rağmen, bu harekat hâlâ sarahate kavuşturulmamış ve tartışmalar sürüp gitmektedir. Allahüekber dağında donarak şehit olan askerler (Kimi tarihçilere göre şehitlerin sayısı kırk bin, kimisine göre altmış bindir. Bir kısım tarihçi de bu sayıyı doksan bin olarak gösteriyor.) dolayısıyla bir hezimet olarak görülmekte ve bundan birinci derecede Harbiye Nazırı Enver Paşa sorumlu tutulmaktadır. Tarihi olayları sebep-sonuç ilişkisi bakımından iyi incelemezsek, yanlış anlamalar ortaya çıkmaktadır.

Buna en iyi örnek Sarıkamış Harekatı ve Enver Paşa'dır. Tarihi şahsiyetlerden birisi olan Enver Paşa, bir kesime göre vatan kahramanı bir kesime göre de vatan hainidir. İki bakış açısı da doğru değildir. Enver Paşa hataları ve sevaplarıyla tarihe malolmuş bir şahsiyettir ve öyle kabul edilmelidir.

sponsorlu bağlantılar

İçeriği paylaş