Abdülhamit dönemi

Hem vatan haini, hem milli kahraman

Talha Uğurluel hocamızın Tuzla'da düzenlemiş olduğu tarih seminerlerinden birindeyim. İçerisi, seminerin başlamasına yarım saat olmasına rağmen tıklım tıklım dolu. Yanımdaki arkadaşla Abdülhamit döneminden bir iki konuyu tartışıyoruz. Önümüzde oturan genç bir adam, sohbetimizden hoşlandı olsa gerek ki, bize birkaç soru sordu. Konu döndü dolaştı İttihat ve Terakki Cemiyeti ile Enver Paşa'ya geldi. Konuşmalarından muhafazakâr birisi olduğu bariz belliydi. Onun için (genellikle sağ görüşlü zihniyetlerinde ortak düşüncesi) çok sevdiği biricik Osmanlı'sını yıkan adam hainden başka bir şey olamazdı. Hatta o bir ara daha da ileri giderek: "Bütün İttihat ve Terakki üyeleri haindir" dedi. Fakat dün tarih kitapları yazılırken sadece sağ değil, sol görüşteki birçok kimse de biricik Atatürk'lerini kimseyle kıyaslayamadıkları için aynı suçlamaların altına imza atmışlardı.

Ne aşırı yüceltelim ne de hakaret edelim

Osmanlı padişahı 2. Abdülhamid vefatının 93 yılında bir programla anıldı. Abdülhamit'i anlatan Prof. Dr. Vahdettin Engin, "II. Abdülhamit döneminin yanlış bilgilerle insanlarımıza aktarılması tarih ilmi açısından büyük talihsizliktir. Geleceğe iyi bir perspektifle bakmak ancak yakın geçmişi doğru bilmekten geçer." dedi.

II. Abdülhamit, Vefatının 93. yılında Fatih Belediyesi Ali Emiri Kültür Merkezi'nde anıldı. Programda tarihçiler Prof. Dr. Vahdettin Engin ile Doç. Dr. Erhan Afyoncu' katılımcılara Abdülhamit'i anlattı.

33 yıllık iktidarı döneminde II. Abdülhamit'in doğuştan gelen yeteneklerle devleti ayakta tuttuğunu anlatan Afyoncu, "Elmalı, Akif, Said Nursi gibi dini hassasiyeti olan insanların bile O'nu anlamada zorlandıkları bir dönem olduğunu" söyleyerek Abdülhamit'e zamanında karşı olan birçok şahsiyetin sonradan hatalarını itiraf ettiklerini kaydetti.

II. Abdülhamit'e haksızlık edildiği anlaşılmaya başlandı

İçeriği paylaş