Müslim Coşkun

Enver Paşa’nın hayali ve Sarıkamış İhata Harekatı

Tarihimizin kırılma noktalarından birisi olan Sarıkamış Harekatı'nın üzerinden doksan dört yıl geçmesine rağmen, bu harekat hâlâ sarahate kavuşturulmamış ve tartışmalar sürüp gitmektedir. Allahüekber dağında donarak şehit olan askerler (Kimi tarihçilere göre şehitlerin sayısı kırk bin, kimisine göre altmış bindir. Bir kısım tarihçi de bu sayıyı doksan bin olarak gösteriyor.) dolayısıyla bir hezimet olarak görülmekte ve bundan birinci derecede Harbiye Nazırı Enver Paşa sorumlu tutulmaktadır. Tarihi olayları sebep-sonuç ilişkisi bakımından iyi incelemezsek, yanlış anlamalar ortaya çıkmaktadır.

Buna en iyi örnek Sarıkamış Harekatı ve Enver Paşa'dır. Tarihi şahsiyetlerden birisi olan Enver Paşa, bir kesime göre vatan kahramanı bir kesime göre de vatan hainidir. İki bakış açısı da doğru değildir. Enver Paşa hataları ve sevaplarıyla tarihe malolmuş bir şahsiyettir ve öyle kabul edilmelidir.

Osmanlı’dan günümüze terakki meselesi

Çağdaş Türk düşüncesi ve Çağdaş İslam düşüncesinin kavramlarından biri olan terakki, Türklerin gündemine 19. yüzyılın son çeyreğinde giren büyülü bir kavramdır. Osmanlı Devleti, 17. yüzyıldan itibaren, batı dünyası karşısında ilmi ve maddi bakımdan zayıflamaya başlamıştır. Batılı bilim adamları ve onların yerli uzantıları, söz konusu gerileme ve çöküntüyü direk İslam'a bağlayıp, İslam'ın terakkiye mani olduğunu ileri sürmüştür. Müslüman mütefekkirler, başta Namık Kemal ve Mehmet Akif olmak üzere, bu fikre karşı çıkacak görüşler ortaya koydular. Dinin terakkiye engel teşkil etmediğini, bilakis teşvik ettiğini söylediler.

Osmanlı’dan günümüze terakki meselesi

Çağdaş Türk düşüncesi ve Çağdaş İslam düşüncesinin kavramlarından biri olan terakki, Türklerin gündemine 19. yüzyılın son çeyreğinde giren büyülü bir kavramdır. Osmanlı Devleti, 17. yüzyıldan itibaren, batı dünyası karşısında ilmi ve maddi bakımdan zayıflamaya başlamıştır. Batılı bilim adamları ve onların yerli uzantıları, söz konusu gerileme ve çöküntüyü direk İslam'a bağlayıp, İslam'ın terakkiye mani olduğunu ileri sürmüştür. Müslüman mütefekkirler, başta Namık Kemal ve Mehmet Akif olmak üzere, bu fikre karşı çıkacak görüşler ortaya koydular. Dinin terakkiye engel teşkil etmediğini, bilakis teşvik ettiğini söylediler.

İçeriği paylaş